İçeriğe geç
  • Dolar 49,6015
  • Euro 55,6781
  • Sterlin 66,5396
  • Bitcoin 4.198.845 ▲ %2,45

Siyaset

Uçum: 2028 Seçimlerinin Mart ya da Nisan Ayında Yapılması Büyük Ölçüde Netleşti

Uçum: 2028 Seçimlerinin Mart ya da Nisan Ayında Yapılması Büyük Ölçüde Netleşti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 2028 seçimlerinin mart ya da nisan ayında yapılacağının büyük ölçüde netleştiğini belirterek, yeni anayasanın 2029'da referanduma sunulabileceğini söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise mevcut anayasanın ülkeye 'dar geldiğini' savundu.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu tarafından Çankaya Köşkü'nde düzenlenen "Türkiye'nin Yeni Anayasa Gündemi" başlıklı toplantıda, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum açıklamalarda bulundu. Gürlek, mevcut anayasanın yetersiz kaldığını belirterek, Türkiye'nin askeri müdahale etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ifade etti.

SoL'da yayınlanan habere göre, Uçum yeni anayasa hazırlıklarının takvimine ve genel seçim tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevcut Meclis döneminde sürecin fikri hazırlık aşamasında kalabileceğine işaret eden Uçum, asıl adımın 2028 seçimlerinden sonra atılacağını söyledi. Seçimlerin 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılacağının büyük ölçüde netleştiğini belirten Uçum, yeni anayasanın 2029'da referanduma sunulmasının gerçekçi bir hedefe dönüşebileceğini ifade etti.

Toplantıda 1982 Anayasası'nın 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan antidemokratik bir metin olduğunu söyleyen Gürlek, bu anayasanın darbenin baskıcı, otoriter ve olağanüstü şartlarında hazırlandığını, hazırlık sürecine hiçbir siyasi partinin ve toplumsal kesimin katılmasına izin verilmediğini kaydetti. Gürlek, "Oysa bir anayasanın meşruluğunu, demokratikliğini ve toplum tarafından benimsenmesini sağlayan husus sadece içeriğinin özgürlükçü ve demokratik olması değil, hazırlanma yönteminin de katılımcı, uzlaşmacı ve demokratik olmasıdır" ifadelerini kullandı.

1982 Anayasası'nın toplumsal sorunları çözmek yerine sürekli sorun üreten bir işlev gördüğünü savunan Gürlek, yapılan değişiklikler nedeniyle anayasanın sistematiğinin bozulduğunu ve adeta yamalı bohçaya dönüştüğünü öne sürdü. Yeni anayasanın kimsenin başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamalara, zorbalık ve baskılara tevessül etmesine izin vermeyeceğini belirten Gürlek, herkesi kuşatan, kucaklayıcı ve bütünleştirici bir yapıda olacağını söyledi.

Yeni anayasanın Türkiye'nin nesnel ihtiyacı olduğunu savunan Uçum, mevcut metnin "vesayetçi darbe zihniyetini" taşımaya devam ettiğini ve miadını çoktan doldurduğunu ifade etti. Yeni anayasa yapma yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu belirten Uçum, Meclis'in yapacağı yeni anayasayı halkın onayına sunmasının meşruiyet açısından zorunlu olduğunu vurguladı. Uçum, 28. dönemin kalan süresinde konunun fikri olgunluk oluşturma seviyesinde kalabileceğini, 29. dönemde ise en geniş mutabakatla kabul edilip halkın onayına sunulmasının kaçınılmaz bir adım olacağını sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı
Malatya Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…